Zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında, bölgedeki üretim, pazarlama ve kalite süreçlerine ilişkin önemli başlıklar ele alındı. Toplantıda özellikle coğrafi işaretli Tarsus Sarıulak Zeytininin korunması, üretim tekniklerinin geliştirilmesi ve sektörün sürdürülebilirliğine yönelik atılması gereken adımlar detaylı şekilde istişare edildi.
Tarsus Ticaret Borsası Yönetim Kurulu, haftalık olağan toplantısını Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Teke başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıya Başkan Yardımcısı Kemal Süheyl Batmaz ile Yönetim Kurulu Üyeleri Yücel Gürbüz, Ayhan Bayram ve İlhan Titiz katıldı.
Toplantının ana gündem maddesini; yaklaşan sert çekirdekli meyve sezonu, buğday hasadı öncesi piyasa beklentileri, zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik planlanan toplantı ile genel ticari hayatın değerlendirilmesi oluşturdu.
Başkan Mustafa Teke, tarım sezonunun bölge ekonomisi açısından kritik bir döneme girildiğini belirterek, “Önümüzdeki süreçte hem sert çekirdekli meyve sezonu hem de buğday hasadı piyasaların yönünü belirleyecektir. Bu kapsamda üretici, tüccar ve sanayici arasındaki dengenin korunması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik yapacağımız toplantıda, bu alandaki yapısal sorunları ve çözüm önerilerini sektördeki üyelerimiz ile birlikte ele almayı hedefliyoruz” dedi.

Başkan Yardımcısı Kemal Süheyl Batmaz, sert çekirdekli meyve sezonuna ilişkin değerlendirmesinde, “Bölgemizde özellikle nektarin, şeftali ve kayısı gibi ürünlerde kalite ve pazarlama süreçlerinin doğru yönetilmesi gerekiyor. İhracat bağlantılarının güçlendirilmesi ve ürünlerin değerinde pazarlanması, üretici gelirleri açısından belirleyici olacaktır” ifadelerini kullandı.
Yönetim Kurulu Üyesi Yücel Gürbüz, buğday sezonuna dikkat çekerek, “Hasat dönemine yaklaşırken üretim maliyetleri, fiyat oluşumu ve alım politikaları piyasada belirleyici olacaktır. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, aynı zamanda piyasa dengesinin korunacağı bir yapı oluşturulması büyük önem taşımaktadır” dedi.
Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Bayram, zeytin ve zeytinyağı sektörüne ilişkin ön değerlendirmesinde, “Bölgemizde zeytin üretimi her geçen yıl önem kazanıyor. Ancak verimlilik, kalite standardı ve işleme süreçlerinde iyileştirmeye ihtiyaç var. Planlanan sektör toplantısında bu başlıkları detaylı şekilde ele alarak üreticilerimize yol gösterecek somut adımlar belirlenmesini önemsiyoruz” şeklinde konuştu.
Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Titiz ise ticari hayat ve lojistik süreçlere değinerek, “Hasat dönemlerinde ürünlerin hızlı ve sağlıklı şekilde pazara ulaşması, ticari hayatın sürdürülebilirliği açısından kritik önemdedir. Depolama, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinin güçlendirilmesi hem ürün kalitesini koruyacak hem de piyasadaki istikrarı destekleyecektir” ifadelerini kullandı.
“TARSUS’TA MAKİNALI HASAT YAYGINLAŞTIRILMALI”
Zeytin sektörüne ilişkin gerçekleştirilen toplantıda, zeytin pazarlarında Domat tipi ürünlerin coğrafi işaretli Tarsus Sarıulak Zeytini adıyla satışının kalite ve güven sorununa yol açtığına dikkat çekilerek, bu ürüne yönelik denetimlerin artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca hem zeytin hem de coğrafi işaretli Tarsus Sarıulak Zeytinyağı satışlarında taahhütlü satış modeline geçilmesinin piyasa istikrarı açısından önemli olacağı ifade edildi.
Üretim tarafında ise makinalı hasadın bölgede yaygınlaştırılması gerektiği belirtilirken, bu sürecin hızlandırılması için devletin teşvik mekanizmalarının devreye alınmasının büyük önem taşıdığı dile getirildi. Makinalı hasadın geliştirilmesi, öğretilmesi ve yaygınlaştırılması için eğitim ve araştırma çalışmalarının artırılması gerektiği ifade edildi. Bununla birlikte zeytin budama tekniklerinin geliştirilmesi ve üreticilere yönelik eğitim faaliyetlerinin artırılmasının verim ve kaliteyi doğrudan etkileyeceği belirtildi.
Toplantıda salamura zeytinciliğin bölge açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekilerek, bu alanda eğitim programlarının hayata geçirilmesi ve sektörün geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Uluslararası piyasalara da değinilen toplantıda, İspanya’da zeytinyağı fiyatlarının 3,8 Euro seviyelerinde olduğu ve bu durumun Tarsus bölgesindeki fiyatları da doğrudan etkilediği belirtildi. 600 bin tonluk yağ üretim beklentisi karşısında depolama altyapısının yetersiz kalabileceği ifade edilerek, üreticilerin ürünlerini emanete bırakabilecekleri alanların artırılması gerektiği dile getirildi.
Öte yandan ihracatta pestisit testlerinin başlamasıyla birlikte, üretimde kullanılan ilaçlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. 2025 sezonunda “yok yılı” etkisiyle coğrafi işaretli Tarsus Sarıulak Zeytininin 250 TL seviyelerine kadar çıktığı hatırlatılarak, 2026 sezonunun “var yılı” olması nedeniyle fiyatlarda düşüş beklendiği ifade edildi. Bu durum karşısında üreticinin korunması amacıyla dane zeytine ve zeytinyağına yönelik ürün desteklerinin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Toplantı, sektörün sürdürülebilirliği için eğitim, denetim, modern üretim teknikleri, teşvik mekanizmaları ve destekleme politikalarının güçlendirilmesi gerektiği yönünde ortak görüşle sona erdi.